Adalet Bakanlığı personeline farklı uygulamalar

 

Bildiğiniz gibi, Bakanlık merkezde yeni ( acar, tanınmayan, cedit ) bir uygulama başlatıldı. Müsteşarlık genelgesi ile hakim ve savcı dışındaki Bakanlık çalışanları ziyaretçiler gibi aranarak Bakanlığa girmek zorunda.Kamu çalışanının onurunu zedeleyen bu durumda akla ilk ( evvel, ön ) gelen soru şu: Bakanlık personeline güvenmiyor, tehdit olarakmı görüyor? Bu genelgenin mantığını anlayabilmiş değilim. Güvenmediği personelini nasıl ( nite, ne, kesinlikle ) çalıştırıyor. Adalet Bakanlığında hakim va savcılar ile diğer personel arasında yapılan ayrımcılık zaten bilinirken (asansörleri ayırmak, servisleri, lojmanları ayırmak vb) bu genelgeyle durum belgelenmiş olmuyormu? Ya siz ne ( hangi, neden, nasıl ) yapıyorsunuz?


İlgili haberler:

  1. Söz-Sen : Sağlık Bakanlığı Doktor Bakanlığı Olmadığını Kanıtlasın!
  2. Açık Öğretim Fakültesi Adalet personelini istemiyor mu ???
  3. Diyanet Son Zamanlarda Personeline Eziyet eder oldu!
  4. Adalet Bakanlığında çalışan psikolog, doktor, diş hekimi,sosyal çalışmacı bakanlıktan gerekli ilgi
  5. Adalet Bakanlığı’dan yan ödeme cetveline ilişkin duyuru
  6. Adalet Banalığı yeni binasında yeni uygulama: haremlik selamlık tuvaletler
  7. 29/06/2009 saat 09:51 yetkili sendikanın sayfasında sağlık personeline kadro verilmesi
  8. Tarım Bakanlığı ; Eğitim Uzmanı
Etiketler : -----
 

4 Yorum “Adalet Bakanlığı personeline farklı uygulamalar”

  1.  

    ya genel olarak zaten devletle millet arasında bu ayrım yıllar öncesinde vardı şimdi çerçeveyi genişlettiler ama teroristleri çıkararak meclise alma dışişleri konutunda ağırlayıp yemek verme kodnusunda ise nedense çok daha kucaklayıcılar :) biliyorsunuz yıllar önce köyden gelenler için ankarada giyinme koşulu vardı :) emekliden işçiden memurdan kesen ve bazı haklarını tırpanlama gibi yeni çalışmalar içerisinde olanlar iki yıl vekillik yaptıklarında emekli maaşı aldıkları gibi yeniden vekil seçilseler bile hpem vekillik maaaşı alıp hem de vekillik maaşı alıyorlar sağlık vb güvencelerden de ömür boyu aile bireyleri de yararlanabiliyor yani saltantı yıkıp halkın egemenliğine dayalı millet iradesine dayalı cumhuriyet amacından kamu görevlilerini bile dışlayan ikincil birincil sınıf ayrımları ortaya koyan zihniyetle artık ana babadan değil makama ve mevkiye dayalı biraz da ideoolojik ya da ekonomik rantlarla da belirlenen çok başlı saltanat ortaya çıkmış durumda, bu konuda ise mesleki ayrıma dayalı olma açısından ise genelkurmay başkanlığı ile adalet bakanlığı başı çekmektedir oylsaki başbakanlıkta çalışanlar için bile bu denli ayrımcılık ve dışlayıcılık gibi bir durum öncel bir sorun olarak dile getirildiğini duymadım, meclis çalışanlarına değer verildiği ise geçen ay verilen bin liralık zamla anlaşılıyor, ne acı bir durum ki adalet kurumunda hukukçu ve hukukçu olmayan ayrımı sözleşmeli alımla daha da perçinlenecektir tarihte bir katibin danıştayı basıp yargıç öldürdüğü vuku bulmamışsa da bir avukat saldırısı halen tartışılan konulardan biri ne diyelim ne adam gibi bir maaşvar ne de özlük hakları ezebildiğine ezebilmeye müsait garip bir sistem var ne yapılabilir ne hukuka şahsen güvenim kaldı ne de siyasal iradeye

  2.  

    Çok doğru söylüyorsunuz. Adalet Bakanlığı aslında muhatap olduğu her kesime tam bir duyarsızlık içinde. Ama çalışanını sevmiyor bu kesin. Duyarsızlık ve çalışanı küçümseme, yok sayma, korkuyla ve cezaevi mantığıyla yönetim son zamanlarda acemi yöneticiler tarafından daha bir benimsendi. Hakim sınıfı memuru küçümsüyor, memurlar tam bir kompleks içinde. Çalışanlar haklarını bilmediği ve bilmek yetmez elbet sahiplenmediği sürecede bu artarak devam edecek. Merkezde yasal olmayan bir kadroda oturan hakim savcı sınıfından olanlar memurluk yapmaya başlarsa ve memura ne gerek var derlerse şaşırmamak lazım. Sonuçlarımı Milli Eğitim gibi sistem çöktüğünde hep beraber yaşayacağız. Ve bunun sorumlusu her yapılanı sessizce kabullenenlerde olacak.

  3.  

    HS ve müdürler adliye içerisindeki kantinden ayrı bardaklarda çay içerlermiş, diğer itilmişler ayrı ucuz bardaklardan içerler…

  4.  

    doğrudur, daha nelr neler var

Yorumla