İmam,hayati bir konuda verdiği sözü tutmaz”Akşamdan sabaha fikir değişir”derse Cemaat neler yapmazki

 

Bir Din Görevlisi (İmam) hayati önem taşıyan önemli bir ( vahit, bir kez, yek ) konuda söz ( kal, lafız, lügat ) verip “O şartlar oluşursa şöyle şöyle yapacağım, yeter ki o şartlar oluşsun” deyip aradan 2 ay geçtiğinde o bahsettiği şartlar oluştuğunda “Akşamdan sabaha fikirler değişebilir, ben sana söz filan vermedim” derse Cemaat neler yapmaz ki… Yani ahir zamandayız, artık insanların sözü özü bir değil, söz verip tutmamak çok sıradan bir hale gelmiş, fakat bir ( aynı, birleşik, eş ) Din Görevlisi sıradan insanlardan farklı olarak ( namına ) verdiği sözü tutmalı, tutum ve davranışlarıyla hem cemaatine hem de ( dahi, bile ) topluma örnek teşkil etmelidir. Din Görevlilerinin bir yanlış ( sakim, yanılgı, temelsiz ) hareketi tüm meslektaşlarına mal edilemez ama art niyetli insanlar tarafından Din Görevlilerin yanlış hareket ( eylem, devinme, tutum ) ve tutumlarını tüm Din Görevlilerine mal edip bu konuyu kendi kötü düşünce ve emellerine malzeme yapabilirler. Bu olaydan sonra şahsen artık insanların verdiği sözlere inancım kalmadı, Din Görevlilerine de aşırı sempatim, saygım ve sevgim vardı ama bu olay benim Din Görevlilerine karşı olan sempatimi, sevgi ve saygımı azalttı…


İlgili haberler:

  1. Ehl-i sünnet vel cemaat
  2. 4B Lı Imam Hatıpler Sorunlarımızı Sendıkalara Iletelım Yazın Lutfen Buraya
  3. öğrencisi, okulu ,öğretmeni olmayan köye imam ataması da yapılmasın….
  4. Süperman’ın İmam Olduğu Cami
  5. AÖF spor yön. dersleri neler bilen var mı arkadaşlar?
  6. Araştırma görevlisi mülakatına girenler neler sorulduğunu paylaşabilir mi?
  7. imam arkadaşlar yardım lütfen.
  8. bakın hizmetlilere neler diyolar
 

11 Yorum “İmam,hayati bir konuda verdiği sözü tutmaz”Akşamdan sabaha fikir değişir”derse Cemaat neler yapmazki”

  1.  

    Peki sağlam bir din görevlisi bulsam sana tüm din görevlileri nezdinde azalan saygı ve sempatin geri gelir mi? Eğer bir kişi ile oluyorsa geri gelmesi lazım…

  2.  

    İsim vermeden örnek vermek gerekirse; bir TV kanalında yayınlanan bir programın sunucusu olan bir İlahiyat Profesörünü dinleyip feyz almamak imkansız, harika bir hitabeti var, zaten vücut dili ile güvenilir bir insan olduğu belli, anlattıklarını izlemeye doyamıyorsun. Ama başka bir TV kanalında yayınlanan programın sunucusu olan bir İlahiyat Profesörünü dinlerken de söylediklerine inanamıyorsun bile, o kadar İslamiyeti çarpıtıcı şeyler söylüyor ki, bu kadar da olmaz denecek cinsten, hemen kanalı değiştiriyorsun…

    Her meslekte iyi ve kötüler vardır, konu Din Görevlisi ama ben bu olaydan sonra artık tüm insanların sözüne inancım kalmadı, artık biri bana söz verse onun sözüne inanmıyorum, içimde sözünü tutmayacağına dair tereddüt oluyor. Yani o Din Görevlisinin bu davranışından sonra da artık içimde insanlara karşı şüphe oluştu. Bu şüpheyi de senin bana getireceğin senin tabirinle “Sağlam bir Din Görevlisi” gidermez. Maalesef ahir zamandayız, insanlar için söz verip tutmamak sıradan hale gelmiş, dillerin söylediğine ben artık inanmıyorum. Bana söz verip tutmayan bu kişi ile de inşallah Mahşerde hesaplaşacağız, ona hakkımı helal etmiyorum…

  3.  

    Unutmaman gereken şey şudur.

    Bütün din görevlileri aynı karından doğmadı, yada aynı karaktere kişiliğe sahip değildir hepsi.

    Genellemeyle hiçbir yere varılmaz. Başkasının işlediği bir cürmün kabahatini başkası çekmez.

  4.  

    Ben de aksini iddia etmiyorum ama bu olaydan çok etkilendim ve ister istemez artık insanlara ve verdiği sözlere karşı temkinli yaklaşıyorum… Kimsenin suçunu kimse çekmez, her koyun kendi bacağından asılır… Amacım yaşadığım bu olayı paylaştım ve o imamın vesilesiyle insanlara karşı artık güvenimin kalmadığını söylemek istedim. Diğer meslektaşlarına lafım sözüm yok, sadece önceden aşırı sevgim saygım ve sempatim vardı, bu imam nedeniyle maalesef bu sevgim saygım ve sempatim azaldı, sevgi ve saygı zaten gönül işidir, zorla olmaz, ben de bu konuda gönlümü zorlamıyorum, içimden gelen düşünce budur şu an, inşallah bu düşünce zamanla gider, ben de bu şekilde insanlara güvensiz şekilde yaklaşmaktan memnun değilim…

    Zaten “İmamın dediğini yap, yaptığını yapma” diye bir söz vardır. İmam cemaatine “Müslüman verdiği sözü tutar, komşusu açken tok yatmaz, doğrudur, dürüsttür vb. vb. vb.” diye vaaz verip kendisi Müslümanda olması gereken bu özellikleri uygulamayabilir, bu kendisinin bileceği bir şeydir. Gerçi bir de “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” diye bir söz var. Bu söz esas alındığında da İmamın sözlerini cemaat dikkate almayabilir…

    Yani sonuç itibariyle özü sözü bir insanların sayısı gün geçtikçe azalıyor…

  5.  

    Beş parmağın beşi bir değildir…

    Aynı karından doğan kardeşler bile farklı mizaçlarda olabilir…

    Benim amacım genelleme yapmak değil…

    Her mesleğin iyileri ve kötüleri vardır, birinin hatası hepsine tabiki mal edilemez ama ben bu meslek grubundan ziyade insanlara güvenimi azalttı bu olay. Bu meslek grubuna olan da sevgimi azalttı. Hepsi bu kadar yani…

  6.  

    aynen

  7.  

    Sağol desteğin için…

  8.  

    Güncel…

  9. HACI OSMAN HOCA
     

    neye destek ne için güncel ve ne yapmaya çalışıldığını anlamış değilim

  10.  

    Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az…

    Ben yaşadığım bir olayı paylaştım ve yazdığım şeyleri “aynen” cümlesiyle destekleyen bir üyenin mesajına karşılık olarak da “Sağol desteğin için” dedim…

    Ne yapmaya çalışılıyor? Ben imamdır sözüne güvenilir diye bir İmama itimat ettim, güvendim ama kendisi “Akşamdan sabaha fikir değişebilir, ben söz vermedim” dedi. Bu olayı paylaşma gayem nedir: Artık insanların sözüne güvenilmez, bu insan İmam dahi olsa demek istedim…

    Beş parmağın beşi bir değil, kimse kimsenin hatasından mesul tutulamaz. Her mesleğin çürük elmaları vardır. Asıl mevzu: İnsanların sözü ve özünün bir olmadığı bir zamanda yaşıyoruz, bunu dile getirmeye çalışıyorum…

  11.  

    Güncel…

Yorumla