Paradoks Nedir?

 

SORU : Doğum tarihiniz nedir?

CEVAP : 15 Temmuz

SORU : Hangi yıl?

CEVAP : Her yıl

SORU : Hastalığınız hafızanızı etkiliyor mu?

CEVAP : Evet

SORU : Peki ne şekilde etkiliyor?

CEVAP : Olayları unutuyorum.

SORU : Bize unuttuğunuz bir şeyi örnek ( mostra, nazir, paradigma ) olarak verebilir misiniz?

SORU : Sizinle yaşayan oğlunuz kaç yaşında?

CEVAP : Ya 38 ya da 35 Hangisi olduğunu hatırlamıyorum.

SORU : Ne kadardır sizinle yaşıyor?

CEVAP : 45 yıldır…

SORU : Kocanız uyandığı zaman, size söylediği ilk şey neydi?

CEVAP : Bana ”Neredeyim ben, Canan?” dedi.

SORU : Peki bu niçin canınızı sıktı?

CEVAP : Çünkü benim adım ( hamle, kadem, girişim ) Suzan…

SORU : Korna çaldınız mı?

CEVAP : Kazadan sonra mı?

SORU : Kazadan önce.

CEVAP : Tabii; 10 yıl boyunca…

SORU : Kadının üç çocuğu vardı değil mi?

CEVAP : Evet.

SORU : Kaçı erkekti?

CEVAP : Hiçbiri.

SORU : Hiç kız çocuğu var mıydı?

SORU : Merdivenlerin bodrum katına indiğini söylediniz.

CEVAP : Evet.

SORU : Aynı merdivenler yukarı çıkıyor muydu?

SORU : İlk evliliğiniz nasıl sona erdi?

CEVAP : Ölümle.

SORU : Ölen kimdi?

SORU : Saldırganı tarif eder misiniz?

CEVAP : Orta boyluydu, sakalı vardı.

SORU : Kadın mıydı, erkek miydi?

SORU : Vücudu incelediğiniz zamanı hatırlıyor musunuz?

CEVAP : Otopsi 18.30 da başladı.

SORU : Adam ölüydü değil mi?

CEVAP : Yok, masada oturmuş, neden üzerinde ( üstünde, üzerine ) otopsi yaptığımı merak

ediyordu!

sizce paradoks nedir ve bu konuda komik örnekleriniz var mı?


İlgili haberler:

  1. YÖK Formatında Özgeçmiş Nedir, Nasıl Yazılır ?
  2. Biri bana anlatsın lütfen
  3. Büro İşçisi Nedir?
  4. Kurumlararası Geçişte Prosedür Nedir?
  5. Sayın Başbakanımıza bir soru sordum
  6. Akıllı Tahta Nedir ?
  7. Yılmaz Odabaşı ve Şiirleri
  8. Becayişte harrcırahta son durum nedir?
Etiketler : --
 

30 Yorum “Paradoks Nedir?”

  1. " Che Guevara"
     

    çok güzel bi konu dervisan….

    :)))))))

    eğlenceli şeşırtıcı öğretici ve enteresan bişeydir paradoks

    ahh paradokslar:))

    okuma yazma bilmeyenler MÜJJDEE!!şurdaki adrese başvurun

    iyide hocam nasıl??adam okuma yazma bilmiyor yaww

    *****

    yazdıkalrımı okumayın!!

    ahh işte yine paradoksa uğradınız

    doğru giib görünüp yanlış olarak karşımıza çıkan yada tam tersi….ama yinede öğreten eğlendiren…

  2. " Che Guevara"
     

    alaadinin lambasından çıkan cin…

    ee dile benden ne dilersen!!

    Unutma ki sadece ‘bir’ dilek hakkın var ve mutlaka yerine gelecek.

    Siz olsanız ne isterdiniz? Alaaddin öyle bir istekte bulunuyor ki cin ne yapacağını şaşırıyor:

    -Benim tüm dileklerimi yerine getir!!!!!

  3. " Che Guevara"
     

    şuda iyiydi…

    adam, saçları döküldüğü için doktora gider. doktor, teşhisi koyar: Stres!!!!!!!

    Ama adam saçları döküldüğü için strese girmektedir. Strese girdikçe daha da fazla dökülmektedir. Daha da fazla döküldükçe de, stresi aynı hızla artmaktadır…

    *************************************************************

  4.  

    benim tanıdığım paradoks kralı reha muhtar.unutmassam buloıym sözlerini de ekliym de kopalım ya:))

  5. " Che Guevara"
     

    süper olur bnde aklıma geldikçe paylaşırım

    :))

    krallarınki iyi olur ama:)

  6.  

    reha muhtardan inciler:))

    Haber: Bir yüzücü 350 Tonluk gemiyi çeker.

    R. M. : – Nasıl çekiyorsunuz gemiyi?

    -İnanç meselesi, içinizde bunu hissetmeniz gerekir.

    R.M. : – Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?

    ——————————————————————————–

    Haber : Mahkumlar tünel kazarak kaçar…

    R .M. : Mahkumlar kaçmak için mi tünel kazdılar?

    ——————————————————————————–

    Haber : Bir okul müdürü cinsel tacizle suçlanır…

    R. M. : Sen benim sözümü bile kestiğine göre kim bilir daha neler yapmışsındır.

    ——————————————————————————–

    Haber : Harika Avcı kürtaj yaptırmıştır.

    R.M. : Peki, Bebek şimdi nerede?

    ——————————————————————————–

    Alparslan Türkeş’in cenaze töreninin olduğu gün sevgili Reha Muhtar Show Haber’de şöyle konuşur:

    -Cenaze töreninde sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı.

    ——————————————————————————–

    Reha Muhtar karısını boğarak öldüren adamı programına çıkarıyor. İlk sözü:

    - Efenim, başınız sağ olsun. Acı Varmı acı

    ——————————————————————————–

    Haber: Cenk Koray’ın oğlu DEMİR CAMA(!) kafa atar ve vefat eder…

    R.M. : – Peki Sayın Cenk Koray, oğlunuz daha önce de sık sık cama kapıya kafa atar mıydı

    ——————————————————————————–

    Reha Muhtar anlamakta bazen güçlük çeker:

    - Doğuştan kör olduğunuzu anladım da beyefendi, küçükken de

    gözleriniz görmüyor muydu onu soruyorum?

    ——————————————————————————–

    Reha Muhtar, canlı yayında Şerafettin Bey’le konuşuyor.

    R.M. : -Sayın Şerafettin Bey kardeşim, siz orada var mıydınız, yok muydunuz, efenim?

    -Yoktum.

    R.M. : -Yoktum diyorsunuz.

    -Yoktum diyorum.

    R.M. : -Bak Şerafettin sana bir daha soruyorum. Var mıydın, yok muydun?

    -Valla billa yoktum.

    R.M. : -Yemin etmenize gerek yok efendim, size inanıyoruz.

    R.M. : -Var mıydın, yok muydun?

    -Vardım efendim..

    R.M. : -Peki Şerafettin siz demin yoktum diyordun, şimdi vardım diyorsunuz. Bu nasıl iş kardeşim?

    -Yoktum dedim inanmadınız, ne yapayım

    R.M. : -Ne yapacağınızı ben bilemem efendim. Orasını sen düşün. Var mıydın, yok muydunuz?

    -Hatırlamıyorum.

    R.M. : -Hatırlayınız efendim. Bak bir filmimiz var sizinle ilgili. Onu birlikte izleyelim, sonra sana soracağım.

    Araya söz konusu film giriyor. Bir muhabir kapıyı kırıp Şerafettin’in evine giriyor ve kibarca, gizli kamera (!!) ile çekim yapmak için izin istiyor. Şerafettin Bey izin vermiyor tabii. Bunun üzerine kameraman dinlemiyor, çekimlerini yapıp gidiyor.

    Yine Reha Muhtar geliyor görüntüye:

    R.M. : -Filmimizi izlediniz, Şerafettin Bey. Şimdi ne diyorsunuz?

    -Galiba varmışım.

    R.M. : -Galiba ile olmaz efendim, emin misiniz?

    -Eminim.

    R.M. : -Öyleyse eminsiniz yani.

    -Evet efendim, eminim.

    R.M. : -Şerafettin Bey eminim diyorsunuz ama pek emin görünmüyorsunuz..

    ——————————————————————————–

    R.M. : -Sayın Hamdi Bey iyi akşamlar efendim. Sizin adınız Hamdi midir, efendim?

    -Evet Hamdi’dir, Reha Bey..

    R.M. : -Hamdi diyorsun.

    -Hamdi diyorum çünkü nüfus kağıdımda öyle yazıyor.

    R.M. : -Ben nüfus kağıdınızı sormuyorum efendim.

    R.M. : -Sana soruyorum: Sizin sahte olmayan isminiz nedir?

    -Hamdi.

    R.M. : -Nasıl yazılıyor?

    -H, a, m, d, i şeklinde..

    R.M. : -Yani sahte olmayan isminiz Hamdi diyorsunuz.

    R.M. : -Peki sahte olan isminiz hangisi?

    -Benim sahte olan bir ismim yok!

    R.M. : -Ama demin sahte olmayan ismim Hamdi dediniz.

    R.M. : -Demek ki bir de sahte isminiz var. Size Yeşil diyorlar efendim. Siz Yeşil misiniz?

    -Hayır Yeşil değilim.

    R.M. : -Öyleyse size niye Yeşil diyorlar?

    -Bana Yeşil demiyorlar. Hamdi diyorlar.

    R.M. : -Yani inkar ediyorsunuz. Suküt ikrardan gelir Hamdi.

    -Ben suküt etmiyorum, konuşuyorum ve Yeşil değilim diyorum.

    R.M. : -Yeşil değilim dediniz ama mosmor oldunuz. Bakıyorum şimdi de kızarıyorsun. Niye sarardın Hamdi?

    -Sarardım çünkü ben Tanrı’nın oğluyum. Her renge girerim.

    R.M. : -Ne oldu Hamdi Bey? Bir tuhaf konuşuyorsunuz.

    -Galiba delirdim. Bana bir doktor lütfen!

    R.M. : -Geçmiş olsun, Hamdi Bey. Size acil şifalar diliyorum. İyi akşamlar efendim.

    ——————————————————————————–

    Efenim, bir gün daha böyle geçti, efenim.

    İyi günler, Türkiye!

  7. " Che Guevara"
     

    süper hocam

    devam et ama..!!!

    ve rehadan …

  8.  

    rehadan kalmadı ama yaşanmış bi olayla devam edelim ama kimse denemesin.

    Burasi Turkiye;

    Olayın kahramanları, iki üniversite öğrencisi. Koyu geyik muhabbetinin

    döndüğü akşamlardan birinde, bu iki kafadar bir iddiaya girer.

    Delikanlılardan biri, odanın tavanında asılı olan ampulü kendi ağzına

    tamamen sığdırabileceğini iddia eder. Evet yanlış okumadınız, bildiğiniz

    100 mumluk ampulü. Ve sığdırır da. Ancak bir sorun vardır. Ampulü ağzından

    geri çıkaramamaktadır. Öbür arkadaşı hayret eder, o da evdeki başka bir

    ampulü ağzına sokar ve tabi ki o da çıkaramaz. Bu iki kafadar hastanenin

    yolunu tutmaya karar verir. Ağızlarında ampul olduğu halde bir taksiye

    atlarlar. Konuşma zorluğu çekerek güç bela taksiciye dertlerini

    anlatırlar. Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da

    “nasıl olur abi ya, uğraşsanız çıkar, bir asılın şöyle, şaka mi

    yapıyonuz ” diye söylenmektedir. Neyse akşamın bir yarısında acile

    gelirler. Taksiciyle ayrılırlar, doktorlar çocukları beklemeleri için bir

    odaya alır. Veeee aradan 15 dakika geçmeden taksici kapıda görünür,

    ağzında ampulle. Amcam çocuklara inanmamış, açık olan bir marketten ampul

    almış ve denemiştir !! zuhahah

  9.  

    Hay siz çok yaşayın e mi!..

  10.  

    misal :

    aşağıdaki cümle doğrudur

    yukarıdaki cümle yanlıştır

    :P

  11.  

    arkadaşlar bu yazılanların tamamı çok güzel ama ufak bir sorun var galiba.

    bu yazdıklarınızdan sadece sonuncusu pradoksa örnek.

    paradoks kendi içinde anlamsal olaak çelişki taşıyan ifadelerdir. mesela:

    GER FUZULİ DERSE GÜZELLERDE VEFA VAR

    ALDANMA Kİ ŞAİR SÖZÜDÜR, ELBET YALANDIR..

  12.  

    Yağmuru seviyorum diyorsun

    Yağmur yağınca semsiyeni açıyorsun.

    Güneşi seviyorum diyorsun,

    Güneş açınca gölgeye kaçıyorsun.

    Rüzgari seviyorum diyorsun,

    Rüzgar cıkınca pencerini kapatıyorsun.

    işte, bunun için korkuyorum,

    Beni de sevdigini söylüyorsun…

    William Shakespeare

  13.  

    Reha Muhtar gibi yok bu alemde….

  14.  

    Soru: Beni duyabiliyor musun?

    Cevap: Hayır. sesin gelmiyor…

  15.  

    Soru: Aaa,geldin mi?

    Cevap: …:)

  16. " Che Guevara"
     

    çok güzel bi konu dervisan….

    :)))))))

    eğlenceli şeşırtıcı öğretici ve enteresan bişeydir paradoks

    ahh paradokslar:))

    okuma yazma bilmeyenler MÜJJDEE!!şurdaki adrese başvurun

    iyide hocam nasıl??adam okuma yazma bilmiyor yaww

    *****

    yazdıkalrımı okumayın!!

    ahh işte yine paradoksa uğradınız

    doğru giib görünüp yanlış olarak karşımıza çıkan yada tam tersi….ama yinede öğreten eğlendiren…

  17. " Che Guevara"
     

    alaadinin lambasından çıkan cin…

    ee dile benden ne dilersen!!

    Unutma ki sadece ‘bir’ dilek hakkın var ve mutlaka yerine gelecek.

    Siz olsanız ne isterdiniz? Alaaddin öyle bir istekte bulunuyor ki cin ne yapacağını şaşırıyor:

    -Benim tüm dileklerimi yerine getir!!!!!

  18. " Che Guevara"
     

    şuda iyiydi…

    adam, saçları döküldüğü için doktora gider. doktor, teşhisi koyar: Stres!!!!!!!

    Ama adam saçları döküldüğü için strese girmektedir. Strese girdikçe daha da fazla dökülmektedir. Daha da fazla döküldükçe de, stresi aynı hızla artmaktadır…

    *************************************************************

  19.  

    benim tanıdığım paradoks kralı reha muhtar.unutmassam buloıym sözlerini de ekliym de kopalım ya:))

  20. " Che Guevara"
     

    süper olur bnde aklıma geldikçe paylaşırım

    :))

    krallarınki iyi olur ama:)

  21.  

    reha muhtardan inciler:))

    Haber: Bir yüzücü 350 Tonluk gemiyi çeker.

    R. M. : – Nasıl çekiyorsunuz gemiyi?

    -İnanç meselesi, içinizde bunu hissetmeniz gerekir.

    R.M. : – Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?

    ——————————————————————————–

    Haber : Mahkumlar tünel kazarak kaçar…

    R .M. : Mahkumlar kaçmak için mi tünel kazdılar?

    ——————————————————————————–

    Haber : Bir okul müdürü cinsel tacizle suçlanır…

    R. M. : Sen benim sözümü bile kestiğine göre kim bilir daha neler yapmışsındır.

    ——————————————————————————–

    Haber : Harika Avcı kürtaj yaptırmıştır.

    R.M. : Peki, Bebek şimdi nerede?

    ——————————————————————————–

    Alparslan Türkeş’in cenaze töreninin olduğu gün sevgili Reha Muhtar Show Haber’de şöyle konuşur:

    -Cenaze töreninde sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı.

    ——————————————————————————–

    Reha Muhtar karısını boğarak öldüren adamı programına çıkarıyor. İlk sözü:

    - Efenim, başınız sağ olsun. Acı Varmı acı

    ——————————————————————————–

    Haber: Cenk Koray’ın oğlu DEMİR CAMA(!) kafa atar ve vefat eder…

    R.M. : – Peki Sayın Cenk Koray, oğlunuz daha önce de sık sık cama kapıya kafa atar mıydı

    ——————————————————————————–

    Reha Muhtar anlamakta bazen güçlük çeker:

    - Doğuştan kör olduğunuzu anladım da beyefendi, küçükken de

    gözleriniz görmüyor muydu onu soruyorum?

    ——————————————————————————–

    Reha Muhtar, canlı yayında Şerafettin Bey’le konuşuyor.

    R.M. : -Sayın Şerafettin Bey kardeşim, siz orada var mıydınız, yok muydunuz, efenim?

    -Yoktum.

    R.M. : -Yoktum diyorsunuz.

    -Yoktum diyorum.

    R.M. : -Bak Şerafettin sana bir daha soruyorum. Var mıydın, yok muydun?

    -Valla billa yoktum.

    R.M. : -Yemin etmenize gerek yok efendim, size inanıyoruz.

    R.M. : -Var mıydın, yok muydun?

    -Vardım efendim..

    R.M. : -Peki Şerafettin siz demin yoktum diyordun, şimdi vardım diyorsunuz. Bu nasıl iş kardeşim?

    -Yoktum dedim inanmadınız, ne yapayım

    R.M. : -Ne yapacağınızı ben bilemem efendim. Orasını sen düşün. Var mıydın, yok muydunuz?

    -Hatırlamıyorum.

    R.M. : -Hatırlayınız efendim. Bak bir filmimiz var sizinle ilgili. Onu birlikte izleyelim, sonra sana soracağım.

    Araya söz konusu film giriyor. Bir muhabir kapıyı kırıp Şerafettin’in evine giriyor ve kibarca, gizli kamera (!!) ile çekim yapmak için izin istiyor. Şerafettin Bey izin vermiyor tabii. Bunun üzerine kameraman dinlemiyor, çekimlerini yapıp gidiyor.

    Yine Reha Muhtar geliyor görüntüye:

    R.M. : -Filmimizi izlediniz, Şerafettin Bey. Şimdi ne diyorsunuz?

    -Galiba varmışım.

    R.M. : -Galiba ile olmaz efendim, emin misiniz?

    -Eminim.

    R.M. : -Öyleyse eminsiniz yani.

    -Evet efendim, eminim.

    R.M. : -Şerafettin Bey eminim diyorsunuz ama pek emin görünmüyorsunuz..

    ——————————————————————————–

    R.M. : -Sayın Hamdi Bey iyi akşamlar efendim. Sizin adınız Hamdi midir, efendim?

    -Evet Hamdi’dir, Reha Bey..

    R.M. : -Hamdi diyorsun.

    -Hamdi diyorum çünkü nüfus kağıdımda öyle yazıyor.

    R.M. : -Ben nüfus kağıdınızı sormuyorum efendim.

    R.M. : -Sana soruyorum: Sizin sahte olmayan isminiz nedir?

    -Hamdi.

    R.M. : -Nasıl yazılıyor?

    -H, a, m, d, i şeklinde..

    R.M. : -Yani sahte olmayan isminiz Hamdi diyorsunuz.

    R.M. : -Peki sahte olan isminiz hangisi?

    -Benim sahte olan bir ismim yok!

    R.M. : -Ama demin sahte olmayan ismim Hamdi dediniz.

    R.M. : -Demek ki bir de sahte isminiz var. Size Yeşil diyorlar efendim. Siz Yeşil misiniz?

    -Hayır Yeşil değilim.

    R.M. : -Öyleyse size niye Yeşil diyorlar?

    -Bana Yeşil demiyorlar. Hamdi diyorlar.

    R.M. : -Yani inkar ediyorsunuz. Suküt ikrardan gelir Hamdi.

    -Ben suküt etmiyorum, konuşuyorum ve Yeşil değilim diyorum.

    R.M. : -Yeşil değilim dediniz ama mosmor oldunuz. Bakıyorum şimdi de kızarıyorsun. Niye sarardın Hamdi?

    -Sarardım çünkü ben Tanrı’nın oğluyum. Her renge girerim.

    R.M. : -Ne oldu Hamdi Bey? Bir tuhaf konuşuyorsunuz.

    -Galiba delirdim. Bana bir doktor lütfen!

    R.M. : -Geçmiş olsun, Hamdi Bey. Size acil şifalar diliyorum. İyi akşamlar efendim.

    ——————————————————————————–

    Efenim, bir gün daha böyle geçti, efenim.

    İyi günler, Türkiye!

  22. " Che Guevara"
     

    süper hocam

    devam et ama..!!!

    ve rehadan …

  23.  

    rehadan kalmadı ama yaşanmış bi olayla devam edelim ama kimse denemesin.

    Burasi Turkiye;

    Olayın kahramanları, iki üniversite öğrencisi. Koyu geyik muhabbetinin

    döndüğü akşamlardan birinde, bu iki kafadar bir iddiaya girer.

    Delikanlılardan biri, odanın tavanında asılı olan ampulü kendi ağzına

    tamamen sığdırabileceğini iddia eder. Evet yanlış okumadınız, bildiğiniz

    100 mumluk ampulü. Ve sığdırır da. Ancak bir sorun vardır. Ampulü ağzından

    geri çıkaramamaktadır. Öbür arkadaşı hayret eder, o da evdeki başka bir

    ampulü ağzına sokar ve tabi ki o da çıkaramaz. Bu iki kafadar hastanenin

    yolunu tutmaya karar verir. Ağızlarında ampul olduğu halde bir taksiye

    atlarlar. Konuşma zorluğu çekerek güç bela taksiciye dertlerini

    anlatırlar. Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da

    “nasıl olur abi ya, uğraşsanız çıkar, bir asılın şöyle, şaka mi

    yapıyonuz ” diye söylenmektedir. Neyse akşamın bir yarısında acile

    gelirler. Taksiciyle ayrılırlar, doktorlar çocukları beklemeleri için bir

    odaya alır. Veeee aradan 15 dakika geçmeden taksici kapıda görünür,

    ağzında ampulle. Amcam çocuklara inanmamış, açık olan bir marketten ampul

    almış ve denemiştir !! zuhahah

  24.  

    Hay siz çok yaşayın e mi!..

  25.  

    misal :

    aşağıdaki cümle doğrudur

    yukarıdaki cümle yanlıştır

    :P

  26.  

    arkadaşlar bu yazılanların tamamı çok güzel ama ufak bir sorun var galiba.

    bu yazdıklarınızdan sadece sonuncusu pradoksa örnek.

    paradoks kendi içinde anlamsal olaak çelişki taşıyan ifadelerdir. mesela:

    GER FUZULİ DERSE GÜZELLERDE VEFA VAR

    ALDANMA Kİ ŞAİR SÖZÜDÜR, ELBET YALANDIR..

  27.  

    Yağmuru seviyorum diyorsun

    Yağmur yağınca semsiyeni açıyorsun.

    Güneşi seviyorum diyorsun,

    Güneş açınca gölgeye kaçıyorsun.

    Rüzgari seviyorum diyorsun,

    Rüzgar cıkınca pencerini kapatıyorsun.

    işte, bunun için korkuyorum,

    Beni de sevdigini söylüyorsun…

    William Shakespeare

  28.  

    Reha Muhtar gibi yok bu alemde….

  29.  

    Soru: Beni duyabiliyor musun?

    Cevap: Hayır. sesin gelmiyor…

  30.  

    Soru: Aaa,geldin mi?

    Cevap: …:)

Yorumla