türkiyede doktor olmak:)

 

türkiyede doktor ( hekim ) olmak ( sarhoş olmak, başlamak, edinmek ) zor ( güçlükle, emekli, baskı ) zanaattır. her ( değme ) babayiğidin de ( bile, dahi ) harcı değildir:)


İlgili haberler:

  1. Doktor Kadın Doktor Adamla Evlenir ?
  2. Sevgili “selii_53_biyolog” Kim doktor olmalı???
  3. İnancı olmayan doktor,hukukçu ve bilimadamı bizlerden ırak olsun
  4. doktor ve hastane fobim var nasıl kurtulabilirim arkadaşlar…??
  5. özel egıtım merkezlerinde sivil memur olmak nasıl ?
  6. kekeme doktor olur mu ?
  7. pratisyenler de doktordur
  8. ptt de mühendis olmak
Etiketler : ---
 

90 Yorum “türkiyede doktor olmak:)”

  1.  

    üzülmektir;

    acil polikliniğinde, sarhoş bir sürücü tarafından sağ bacağı koparılan genç kızın haykırışlarına, bir sonraki gelecek hastaya bakabilmek için, duygusal davranmamak gerektiğini bile bile…

    sevinmektir;

    yılların yıprattığı yaşlı bir amcanın son zamanlarında yakalandığı kronik bronşit illetine karşı ufacık bir çözüm verdiğinizde “allah razı olsun” demesiyle…

    gurur duymaktır;

    hiç bir zorunluluğu olmamasına rağmen sağlık ocağının kapısının önünde ,sürücüsüz bekleyen ambulans için, “merak etme hocam gerekirse beni çağır. ben götürürüm hastayı” diyen belediye şöförüyle…

    kırılmaktır;

    diplomanızı alamamak,zorunlu hizmet ,ailenizle birlikte olamamak veya size doktor diploması vermiş devletin gereksiz ve acaip nedenlerle bazı ilaçları reçete edememenizi sağlamasına…

    ve pişman olmamaktır;

    her nedene ve her koşula rağmen

  2.  

    ikiyüzlü insanlarla muhatap olmaktır ve malesef

    gördüğü sözüm ona saygının, sırf çıkardan kaynaklandığını bilmektir:(

  3.  

    evet yazık ki kaderimiz bu, yapacak da fazla bişey yok, bu yaştan sonra başka meslek de elimizden gelmez ne yazık ki.

  4.  

    türkiyede dr.olmak aslında çok kolay :))

    kanun manun dinlemeyeceksin kardeşim, başkasının karnesine ilaç da, … beyin küçük oğluna 20 gün raporu da yazacaksın.

  5.  

    hastanın sağlığı çok önemli değildir. sen günü kurtar yeter. hastanın ağrısını kes ama nasıl kesersen kes. ölecekmiş, ölsün; sakat kalacakmış, kalsın; karaciğeri, böbreği iflas edecekmiş, etsin önemli değil. komşusuna iyi gelen ilaç elbet ona da iyi gelecektir.

  6.  

    erkeksen kadınların, kadınsan erkeklerin mahrem yerlerini ve hatta mümkünse vucudunun hiç bir yerini muayene etme. tahminde bulun. hayal et. ama sakın muayene etme teklifinde bile bulunma. sen sadece bol bol ilaç yaz hastanın ilaçtan başı dönsün. hastanı mutlu et.

  7.  

    devleti sakın koruma. hem sanane. sen mi kaldın vatanı kurtaracak? hep gereksiz pahalı ilaçları yaz reçetene. ayrıca represantlarla anlaş kutu başına yüzde 3 olmadı yüzde beş al. eczanenle anlaş represantla yaptığın anlaşmayı pekiştir. hiç bir işe yaramayacağını bildiğin ilacı eczanede kalmış diye yaz ama eczaneni mutlu et.

  8.  

    insanların sağlığını korumak için sakın uğraşma. bırak belediye çöpünü şehrin merkezine atsın. aşılamaya sakın evlere gitme doktor dediğin halkın yanına mı gidermiş. hem tetanoz aşısı kısır yapıyor:) halkın tepkisini çekme

  9.  

    *dr.hygieia* bütün moralimi bozdunn teşekkürler

  10. UzmanPratisyen
     

    ketoglutarat arkadsma katılıyrm…

  11.  

    bende size katılıyorum:))

  12.  

    hygieia doğru söylüyor

  13. "qualify as a doctor
     

    işini hakkıyla yapmaya çalışan için mesleği ne olursa olsun o iş kolay değildir ve esasında bu memlekette zor olan namusunla, ite kopuğa bulaşmadan yaşamaktır her şeye rağmen…

    bunun dışında ya ne yapıyorsunuz ki “2 tık tık ,bir şık şık ” sözüne maruz kalmaktır çoğu zaman :))

  14.  

    stratejik personel sayılmak :)))

    ÇOK ÖNEMLİYMİŞSİN HİSİ VERİYOR AMA DEĞİL :))

    HEKİMLERİ YERDEN YERE VURMAK GİBİ BİR ŞEY:))

  15.  

    Türkiyede Doktor olmak, Pediatri kliniğinde pnömoni tanısıyla annesinden ayrı yatan bir çocuğu her gün kollarınızda avutup, daha sonra pnömoni olup iki hafta antibiyotik tedavisi almaktır:)

  16.  

    üzülmektir;

    acil polikliniğinde, sarhoş bir sürücü tarafından sağ bacağı koparılan genç kızın haykırışlarına, bir sonraki gelecek hastaya bakabilmek için, duygusal davranmamak gerektiğini bile bile…

    sevinmektir;

    yılların yıprattığı yaşlı bir amcanın son zamanlarında yakalandığı kronik bronşit illetine karşı ufacık bir çözüm verdiğinizde “allah razı olsun” demesiyle…

    gurur duymaktır;

    hiç bir zorunluluğu olmamasına rağmen sağlık ocağının kapısının önünde ,sürücüsüz bekleyen ambulans için, “merak etme hocam gerekirse beni çağır. ben götürürüm hastayı” diyen belediye şöförüyle…

    kırılmaktır;

    diplomanızı alamamak,zorunlu hizmet ,ailenizle birlikte olamamak veya size doktor diploması vermiş devletin gereksiz ve acaip nedenlerle bazı ilaçları reçete edememenizi sağlamasına…

    ve pişman olmamaktır;

    her nedene ve her koşula rağmen

  17.  

    ikiyüzlü insanlarla muhatap olmaktır ve malesef

    gördüğü sözüm ona saygının, sırf çıkardan kaynaklandığını bilmektir:(

  18.  

    evet yazık ki kaderimiz bu, yapacak da fazla bişey yok, bu yaştan sonra başka meslek de elimizden gelmez ne yazık ki.

  19.  

    türkiyede dr.olmak aslında çok kolay :))

    kanun manun dinlemeyeceksin kardeşim, başkasının karnesine ilaç da, … beyin küçük oğluna 20 gün raporu da yazacaksın.

  20.  

    hastanın sağlığı çok önemli değildir. sen günü kurtar yeter. hastanın ağrısını kes ama nasıl kesersen kes. ölecekmiş, ölsün; sakat kalacakmış, kalsın; karaciğeri, böbreği iflas edecekmiş, etsin önemli değil. komşusuna iyi gelen ilaç elbet ona da iyi gelecektir.

  21.  

    erkeksen kadınların, kadınsan erkeklerin mahrem yerlerini ve hatta mümkünse vucudunun hiç bir yerini muayene etme. tahminde bulun. hayal et. ama sakın muayene etme teklifinde bile bulunma. sen sadece bol bol ilaç yaz hastanın ilaçtan başı dönsün. hastanı mutlu et.

  22.  

    devleti sakın koruma. hem sanane. sen mi kaldın vatanı kurtaracak? hep gereksiz pahalı ilaçları yaz reçetene. ayrıca represantlarla anlaş kutu başına yüzde 3 olmadı yüzde beş al. eczanenle anlaş represantla yaptığın anlaşmayı pekiştir. hiç bir işe yaramayacağını bildiğin ilacı eczanede kalmış diye yaz ama eczaneni mutlu et.

  23.  

    insanların sağlığını korumak için sakın uğraşma. bırak belediye çöpünü şehrin merkezine atsın. aşılamaya sakın evlere gitme doktor dediğin halkın yanına mı gidermiş. hem tetanoz aşısı kısır yapıyor:) halkın tepkisini çekme

  24.  

    *dr.hygieia* bütün moralimi bozdunn teşekkürler

  25. UzmanPratisyen
     

    ketoglutarat arkadsma katılıyrm…

  26.  

    bende size katılıyorum:))

  27.  

    hygieia doğru söylüyor

  28. "qualify as a doctor
     

    işini hakkıyla yapmaya çalışan için mesleği ne olursa olsun o iş kolay değildir ve esasında bu memlekette zor olan namusunla, ite kopuğa bulaşmadan yaşamaktır her şeye rağmen…

    bunun dışında ya ne yapıyorsunuz ki “2 tık tık ,bir şık şık ” sözüne maruz kalmaktır çoğu zaman :))

  29.  

    stratejik personel sayılmak :)))

    ÇOK ÖNEMLİYMİŞSİN HİSİ VERİYOR AMA DEĞİL :))

    HEKİMLERİ YERDEN YERE VURMAK GİBİ BİR ŞEY:))

  30.  

    Türkiyede Doktor olmak, Pediatri kliniğinde pnömoni tanısıyla annesinden ayrı yatan bir çocuğu her gün kollarınızda avutup, daha sonra pnömoni olup iki hafta antibiyotik tedavisi almaktır:)

  31.  

    üzülmektir;

    acil polikliniğinde, sarhoş bir sürücü tarafından sağ bacağı koparılan genç kızın haykırışlarına, bir sonraki gelecek hastaya bakabilmek için, duygusal davranmamak gerektiğini bile bile…

    sevinmektir;

    yılların yıprattığı yaşlı bir amcanın son zamanlarında yakalandığı kronik bronşit illetine karşı ufacık bir çözüm verdiğinizde “allah razı olsun” demesiyle…

    gurur duymaktır;

    hiç bir zorunluluğu olmamasına rağmen sağlık ocağının kapısının önünde ,sürücüsüz bekleyen ambulans için, “merak etme hocam gerekirse beni çağır. ben götürürüm hastayı” diyen belediye şöförüyle…

    kırılmaktır;

    diplomanızı alamamak,zorunlu hizmet ,ailenizle birlikte olamamak veya size doktor diploması vermiş devletin gereksiz ve acaip nedenlerle bazı ilaçları reçete edememenizi sağlamasına…

    ve pişman olmamaktır;

    her nedene ve her koşula rağmen

  32.  

    ikiyüzlü insanlarla muhatap olmaktır ve malesef

    gördüğü sözüm ona saygının, sırf çıkardan kaynaklandığını bilmektir:(

  33.  

    evet yazık ki kaderimiz bu, yapacak da fazla bişey yok, bu yaştan sonra başka meslek de elimizden gelmez ne yazık ki.

  34.  

    türkiyede dr.olmak aslında çok kolay :))

    kanun manun dinlemeyeceksin kardeşim, başkasının karnesine ilaç da, … beyin küçük oğluna 20 gün raporu da yazacaksın.

  35.  

    hastanın sağlığı çok önemli değildir. sen günü kurtar yeter. hastanın ağrısını kes ama nasıl kesersen kes. ölecekmiş, ölsün; sakat kalacakmış, kalsın; karaciğeri, böbreği iflas edecekmiş, etsin önemli değil. komşusuna iyi gelen ilaç elbet ona da iyi gelecektir.

  36.  

    erkeksen kadınların, kadınsan erkeklerin mahrem yerlerini ve hatta mümkünse vucudunun hiç bir yerini muayene etme. tahminde bulun. hayal et. ama sakın muayene etme teklifinde bile bulunma. sen sadece bol bol ilaç yaz hastanın ilaçtan başı dönsün. hastanı mutlu et.

  37.  

    devleti sakın koruma. hem sanane. sen mi kaldın vatanı kurtaracak? hep gereksiz pahalı ilaçları yaz reçetene. ayrıca represantlarla anlaş kutu başına yüzde 3 olmadı yüzde beş al. eczanenle anlaş represantla yaptığın anlaşmayı pekiştir. hiç bir işe yaramayacağını bildiğin ilacı eczanede kalmış diye yaz ama eczaneni mutlu et.

  38.  

    insanların sağlığını korumak için sakın uğraşma. bırak belediye çöpünü şehrin merkezine atsın. aşılamaya sakın evlere gitme doktor dediğin halkın yanına mı gidermiş. hem tetanoz aşısı kısır yapıyor:) halkın tepkisini çekme

  39.  

    *dr.hygieia* bütün moralimi bozdunn teşekkürler

  40. UzmanPratisyen
     

    ketoglutarat arkadsma katılıyrm…

  41.  

    bende size katılıyorum:))

  42.  

    hygieia doğru söylüyor

  43. "qualify as a doctor
     

    işini hakkıyla yapmaya çalışan için mesleği ne olursa olsun o iş kolay değildir ve esasında bu memlekette zor olan namusunla, ite kopuğa bulaşmadan yaşamaktır her şeye rağmen…

    bunun dışında ya ne yapıyorsunuz ki “2 tık tık ,bir şık şık ” sözüne maruz kalmaktır çoğu zaman :))

  44.  

    stratejik personel sayılmak :)))

    ÇOK ÖNEMLİYMİŞSİN HİSİ VERİYOR AMA DEĞİL :))

    HEKİMLERİ YERDEN YERE VURMAK GİBİ BİR ŞEY:))

  45.  

    Türkiyede Doktor olmak, Pediatri kliniğinde pnömoni tanısıyla annesinden ayrı yatan bir çocuğu her gün kollarınızda avutup, daha sonra pnömoni olup iki hafta antibiyotik tedavisi almaktır:)

  46.  

    üzülmektir;

    acil polikliniğinde, sarhoş bir sürücü tarafından sağ bacağı koparılan genç kızın haykırışlarına, bir sonraki gelecek hastaya bakabilmek için, duygusal davranmamak gerektiğini bile bile…

    sevinmektir;

    yılların yıprattığı yaşlı bir amcanın son zamanlarında yakalandığı kronik bronşit illetine karşı ufacık bir çözüm verdiğinizde “allah razı olsun” demesiyle…

    gurur duymaktır;

    hiç bir zorunluluğu olmamasına rağmen sağlık ocağının kapısının önünde ,sürücüsüz bekleyen ambulans için, “merak etme hocam gerekirse beni çağır. ben götürürüm hastayı” diyen belediye şöförüyle…

    kırılmaktır;

    diplomanızı alamamak,zorunlu hizmet ,ailenizle birlikte olamamak veya size doktor diploması vermiş devletin gereksiz ve acaip nedenlerle bazı ilaçları reçete edememenizi sağlamasına…

    ve pişman olmamaktır;

    her nedene ve her koşula rağmen

  47.  

    ikiyüzlü insanlarla muhatap olmaktır ve malesef

    gördüğü sözüm ona saygının, sırf çıkardan kaynaklandığını bilmektir:(

  48.  

    evet yazık ki kaderimiz bu, yapacak da fazla bişey yok, bu yaştan sonra başka meslek de elimizden gelmez ne yazık ki.

  49.  

    türkiyede dr.olmak aslında çok kolay :))

    kanun manun dinlemeyeceksin kardeşim, başkasının karnesine ilaç da, … beyin küçük oğluna 20 gün raporu da yazacaksın.

  50.  

    hastanın sağlığı çok önemli değildir. sen günü kurtar yeter. hastanın ağrısını kes ama nasıl kesersen kes. ölecekmiş, ölsün; sakat kalacakmış, kalsın; karaciğeri, böbreği iflas edecekmiş, etsin önemli değil. komşusuna iyi gelen ilaç elbet ona da iyi gelecektir.

  51.  

    erkeksen kadınların, kadınsan erkeklerin mahrem yerlerini ve hatta mümkünse vucudunun hiç bir yerini muayene etme. tahminde bulun. hayal et. ama sakın muayene etme teklifinde bile bulunma. sen sadece bol bol ilaç yaz hastanın ilaçtan başı dönsün. hastanı mutlu et.

  52.  

    devleti sakın koruma. hem sanane. sen mi kaldın vatanı kurtaracak? hep gereksiz pahalı ilaçları yaz reçetene. ayrıca represantlarla anlaş kutu başına yüzde 3 olmadı yüzde beş al. eczanenle anlaş represantla yaptığın anlaşmayı pekiştir. hiç bir işe yaramayacağını bildiğin ilacı eczanede kalmış diye yaz ama eczaneni mutlu et.

  53.  

    insanların sağlığını korumak için sakın uğraşma. bırak belediye çöpünü şehrin merkezine atsın. aşılamaya sakın evlere gitme doktor dediğin halkın yanına mı gidermiş. hem tetanoz aşısı kısır yapıyor:) halkın tepkisini çekme

  54.  

    *dr.hygieia* bütün moralimi bozdunn teşekkürler

  55. UzmanPratisyen
     

    ketoglutarat arkadsma katılıyrm…

  56.  

    bende size katılıyorum:))

  57.  

    hygieia doğru söylüyor

  58. "qualify as a doctor
     

    işini hakkıyla yapmaya çalışan için mesleği ne olursa olsun o iş kolay değildir ve esasında bu memlekette zor olan namusunla, ite kopuğa bulaşmadan yaşamaktır her şeye rağmen…

    bunun dışında ya ne yapıyorsunuz ki “2 tık tık ,bir şık şık ” sözüne maruz kalmaktır çoğu zaman :))

  59.  

    stratejik personel sayılmak :)))

    ÇOK ÖNEMLİYMİŞSİN HİSİ VERİYOR AMA DEĞİL :))

    HEKİMLERİ YERDEN YERE VURMAK GİBİ BİR ŞEY:))

  60.  

    Türkiyede Doktor olmak, Pediatri kliniğinde pnömoni tanısıyla annesinden ayrı yatan bir çocuğu her gün kollarınızda avutup, daha sonra pnömoni olup iki hafta antibiyotik tedavisi almaktır:)

  61.  

    üzülmektir;

    acil polikliniğinde, sarhoş bir sürücü tarafından sağ bacağı koparılan genç kızın haykırışlarına, bir sonraki gelecek hastaya bakabilmek için, duygusal davranmamak gerektiğini bile bile…

    sevinmektir;

    yılların yıprattığı yaşlı bir amcanın son zamanlarında yakalandığı kronik bronşit illetine karşı ufacık bir çözüm verdiğinizde “allah razı olsun” demesiyle…

    gurur duymaktır;

    hiç bir zorunluluğu olmamasına rağmen sağlık ocağının kapısının önünde ,sürücüsüz bekleyen ambulans için, “merak etme hocam gerekirse beni çağır. ben götürürüm hastayı” diyen belediye şöförüyle…

    kırılmaktır;

    diplomanızı alamamak,zorunlu hizmet ,ailenizle birlikte olamamak veya size doktor diploması vermiş devletin gereksiz ve acaip nedenlerle bazı ilaçları reçete edememenizi sağlamasına…

    ve pişman olmamaktır;

    her nedene ve her koşula rağmen

  62.  

    ikiyüzlü insanlarla muhatap olmaktır ve malesef

    gördüğü sözüm ona saygının, sırf çıkardan kaynaklandığını bilmektir:(

  63.  

    evet yazık ki kaderimiz bu, yapacak da fazla bişey yok, bu yaştan sonra başka meslek de elimizden gelmez ne yazık ki.

  64.  

    türkiyede dr.olmak aslında çok kolay :))

    kanun manun dinlemeyeceksin kardeşim, başkasının karnesine ilaç da, … beyin küçük oğluna 20 gün raporu da yazacaksın.

  65.  

    hastanın sağlığı çok önemli değildir. sen günü kurtar yeter. hastanın ağrısını kes ama nasıl kesersen kes. ölecekmiş, ölsün; sakat kalacakmış, kalsın; karaciğeri, böbreği iflas edecekmiş, etsin önemli değil. komşusuna iyi gelen ilaç elbet ona da iyi gelecektir.

  66.  

    erkeksen kadınların, kadınsan erkeklerin mahrem yerlerini ve hatta mümkünse vucudunun hiç bir yerini muayene etme. tahminde bulun. hayal et. ama sakın muayene etme teklifinde bile bulunma. sen sadece bol bol ilaç yaz hastanın ilaçtan başı dönsün. hastanı mutlu et.

  67.  

    devleti sakın koruma. hem sanane. sen mi kaldın vatanı kurtaracak? hep gereksiz pahalı ilaçları yaz reçetene. ayrıca represantlarla anlaş kutu başına yüzde 3 olmadı yüzde beş al. eczanenle anlaş represantla yaptığın anlaşmayı pekiştir. hiç bir işe yaramayacağını bildiğin ilacı eczanede kalmış diye yaz ama eczaneni mutlu et.

  68.  

    insanların sağlığını korumak için sakın uğraşma. bırak belediye çöpünü şehrin merkezine atsın. aşılamaya sakın evlere gitme doktor dediğin halkın yanına mı gidermiş. hem tetanoz aşısı kısır yapıyor:) halkın tepkisini çekme

  69.  

    *dr.hygieia* bütün moralimi bozdunn teşekkürler

  70. UzmanPratisyen
     

    ketoglutarat arkadsma katılıyrm…

  71.  

    bende size katılıyorum:))

  72.  

    hygieia doğru söylüyor

  73. "qualify as a doctor
     

    işini hakkıyla yapmaya çalışan için mesleği ne olursa olsun o iş kolay değildir ve esasında bu memlekette zor olan namusunla, ite kopuğa bulaşmadan yaşamaktır her şeye rağmen…

    bunun dışında ya ne yapıyorsunuz ki “2 tık tık ,bir şık şık ” sözüne maruz kalmaktır çoğu zaman :))

  74.  

    stratejik personel sayılmak :)))

    ÇOK ÖNEMLİYMİŞSİN HİSİ VERİYOR AMA DEĞİL :))

    HEKİMLERİ YERDEN YERE VURMAK GİBİ BİR ŞEY:))

  75.  

    Türkiyede Doktor olmak, Pediatri kliniğinde pnömoni tanısıyla annesinden ayrı yatan bir çocuğu her gün kollarınızda avutup, daha sonra pnömoni olup iki hafta antibiyotik tedavisi almaktır:)

  76.  

    üzülmektir;

    acil polikliniğinde, sarhoş bir sürücü tarafından sağ bacağı koparılan genç kızın haykırışlarına, bir sonraki gelecek hastaya bakabilmek için, duygusal davranmamak gerektiğini bile bile…

    sevinmektir;

    yılların yıprattığı yaşlı bir amcanın son zamanlarında yakalandığı kronik bronşit illetine karşı ufacık bir çözüm verdiğinizde “allah razı olsun” demesiyle…

    gurur duymaktır;

    hiç bir zorunluluğu olmamasına rağmen sağlık ocağının kapısının önünde ,sürücüsüz bekleyen ambulans için, “merak etme hocam gerekirse beni çağır. ben götürürüm hastayı” diyen belediye şöförüyle…

    kırılmaktır;

    diplomanızı alamamak,zorunlu hizmet ,ailenizle birlikte olamamak veya size doktor diploması vermiş devletin gereksiz ve acaip nedenlerle bazı ilaçları reçete edememenizi sağlamasına…

    ve pişman olmamaktır;

    her nedene ve her koşula rağmen

  77.  

    ikiyüzlü insanlarla muhatap olmaktır ve malesef

    gördüğü sözüm ona saygının, sırf çıkardan kaynaklandığını bilmektir:(

  78.  

    evet yazık ki kaderimiz bu, yapacak da fazla bişey yok, bu yaştan sonra başka meslek de elimizden gelmez ne yazık ki.

  79.  

    türkiyede dr.olmak aslında çok kolay :))

    kanun manun dinlemeyeceksin kardeşim, başkasının karnesine ilaç da, … beyin küçük oğluna 20 gün raporu da yazacaksın.

  80.  

    hastanın sağlığı çok önemli değildir. sen günü kurtar yeter. hastanın ağrısını kes ama nasıl kesersen kes. ölecekmiş, ölsün; sakat kalacakmış, kalsın; karaciğeri, böbreği iflas edecekmiş, etsin önemli değil. komşusuna iyi gelen ilaç elbet ona da iyi gelecektir.

  81.  

    erkeksen kadınların, kadınsan erkeklerin mahrem yerlerini ve hatta mümkünse vucudunun hiç bir yerini muayene etme. tahminde bulun. hayal et. ama sakın muayene etme teklifinde bile bulunma. sen sadece bol bol ilaç yaz hastanın ilaçtan başı dönsün. hastanı mutlu et.

  82.  

    devleti sakın koruma. hem sanane. sen mi kaldın vatanı kurtaracak? hep gereksiz pahalı ilaçları yaz reçetene. ayrıca represantlarla anlaş kutu başına yüzde 3 olmadı yüzde beş al. eczanenle anlaş represantla yaptığın anlaşmayı pekiştir. hiç bir işe yaramayacağını bildiğin ilacı eczanede kalmış diye yaz ama eczaneni mutlu et.

  83.  

    insanların sağlığını korumak için sakın uğraşma. bırak belediye çöpünü şehrin merkezine atsın. aşılamaya sakın evlere gitme doktor dediğin halkın yanına mı gidermiş. hem tetanoz aşısı kısır yapıyor:) halkın tepkisini çekme

  84.  

    *dr.hygieia* bütün moralimi bozdunn teşekkürler

  85. UzmanPratisyen
     

    ketoglutarat arkadsma katılıyrm…

  86.  

    bende size katılıyorum:))

  87.  

    hygieia doğru söylüyor

  88. "qualify as a doctor
     

    işini hakkıyla yapmaya çalışan için mesleği ne olursa olsun o iş kolay değildir ve esasında bu memlekette zor olan namusunla, ite kopuğa bulaşmadan yaşamaktır her şeye rağmen…

    bunun dışında ya ne yapıyorsunuz ki “2 tık tık ,bir şık şık ” sözüne maruz kalmaktır çoğu zaman :))

  89.  

    stratejik personel sayılmak :)))

    ÇOK ÖNEMLİYMİŞSİN HİSİ VERİYOR AMA DEĞİL :))

    HEKİMLERİ YERDEN YERE VURMAK GİBİ BİR ŞEY:))

  90.  

    Türkiyede Doktor olmak, Pediatri kliniğinde pnömoni tanısıyla annesinden ayrı yatan bir çocuğu her gün kollarınızda avutup, daha sonra pnömoni olup iki hafta antibiyotik tedavisi almaktır:)

Yorumla